Liste Geri GÜNCEL EFELER KENT KONSEYİ JEOTERMAL KONUSUNDA BASIN AÇIKLAMASI

12.10.2017

BASIN BİLDİRİSİ

      Değerli Basın Mensupları! Değerli Kamuoyu!

      Dün sokakları portakal çiçeği kokarken, bugün ise zaman zaman çürük yumurta kokan,  Evliya Çelebi’ nin   “ Dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir“  olarak tanımladığı, tarih ve kültüre yüzyıllardır ev sahipliği yapan kentimiz Aydın, her geçen gün kirlenmektedir.

      Aydın Kenti genelinde jeotermal enerjiden elektrik üretmek amacıyla hızla artan jeotermal santrallerden doğaya salınan sıvı ve gazlar, halkımızın huzurunu kaçırmış, topraklarımızı, havamızı, sularımızı kirletmektedir. İşletmecilerin bir kısmı, yanlış uygulamalar ile, doğamızı ve sağlığımızı tehlikeye atmaktadırlar. Mezarlıklarımıza borular döşenmekte, deşarj etmeleri gereken akışkanı, evlerimize, tarlalarımıza salmaktan da çekinmemektedirler.

      Dünya Sağlık Örgütü WHO, insan sağlığının etkilenmemesi için havada kükürt dioksitin limit değerini yılda en fazla üç defa aşılmasına izin veriyor. Aydın’ da 2015 yılında izin verilen kükürt dioksit limitinin aşıldığı gün sayısı seksendir ( 80).

      Türkiye’ de yılda yaklaşık 32 bin kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklardan yaşamını yitiriyor. Hava kirliliği kalp krizi, felç, kanser, Alzheimer, Parkinson, astım atakları, düşük sperm kalitesi gibi sorunlara yol açıyor.

      Türkiye’ de kansere bağlı ölümler 2010-2013 arasında % 18 iken, Aydın’ da % 42 olarak tespit edilmiştir. Menderes nehrine yakın yerleşim yerlerinde kansere bağlı ölüm oranları oldukça yüksektir.

      Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılına kıyasla 2015’ te hava kirliliği artışının yaşandığı iller arasında, kükürtdioksit emisyonları açısından Türkiye’ nin en kirli ili olan Adana’ nın arkasından 2. Sırada Aydın yer alıyor.

      Aydın’ da yaşanan çevre sorunları nedeniyle bu topraklarda yetişen incir, zeytin ve tarım ürünleri etkilenmektedir.

      Neden kükürt emisyonları açısından Aydın bu kadar kirli?

      Jeotermal tesislerden havaya salınan gazın etkileri ile ilgili olarak Sunay Dağ tarafından hazırlanan, Adnan Menderes Üniversitesi Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında, tez danışmanı Prof. Dr. Engin Ertan’ın danışmanlığında gerçekleştirilen İncirde Verim ve Kalite Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerini Olası Etkilerinin Belirlenmesi doktora tezi ile çok önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışma sonucu elde edilen veriler değerlendirildiğinde;  jeotermal tesise yakın mesafede  (600-650 m) bulunan incir bahçelerinde, yaprak ve kuru incir meyve örneklerinin besin elementleri ve ağır metaller açısından genel olarak diğer mesafelere göre daha yüksek içeriklere sahip olduğu ve tesisten uzaklaştıkça özellikle meyve örneklerinin ağır metal içeriklerinin azaldığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, kuru incir verimi ve kalitesine ilişkin elde edilen sonuçların da değerlendirilmesi sonucu; benzer şekilde tesisten uzaklaştıkça kalite ve verim ile ilgili olumsuz etkinin azaldığı belirlenmiştir.

      Efeler Belediye Meclisi tarafından, Aydındaki Jeotermal Elektrik Santralleri’ nin çevreye ve insan sağlığına zararlarını araştırmak üzere 6 kişiden oluşan komisyon oluşturuldu. Komisyon üyeleri üç farklı partinin meclis üyelerinden seçildi. Yapılan 5 aylık çalışma sonucu hazırlanan rapor Efeler Belediyesi tarafından 10.02.2017 tarihinde “ Jeotermal Komisyon Raporu“  olarak açıklandı.

      Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan, “ Rapora göre Efeler’ de kurulu JES’ lerin işletilmesi sırasında etrafa yayılan buhar, gözle görülmeyen gazlar ve kötü kokunun, yasa ve yönetmeliklerdeki boşluklardan, idarenin yeterli denetimleri yapmamasından kaynaklandığı ve çevre kirliliği yaratacak boyutlara ulaştığı gözlemlenmiştir. “ demiştir.

      Efeler Belediyesi tarafından açıklanan “ Jeotermal Komisyon Raporu“  Aydın’da Jeotermal santrallerden doğaya salınan atıklar nedeniyle oluşan zararların ortaya konduğu ilk resmi açıklamadır.

      Yukarıda ayrıntıları ile açıklanan nedenlerle, Jeotermal Elektrik Santrallerinden doğaya salınan atıklar nedeniyle Aydınımız hızla kirlenmektedir.

      Sonuç olarak;

     Anayasa’nın 56. Maddesi uyarınca, herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Devlete ve idari yapı içindeki idarecilere düşen görev, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemektir. Bilimsel kanıta dayalı, çok yönlü araştırmalar, çalışmalar yapılıp denetimin artmasını istiyoruz.

     TBMM’ Nİ ve Aydın milletvekillerini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, Aydın Valiliğini ve ilgili Müdürlükleri duyarlı olup; görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Aydın’ ın aydın ve duyarlı halkı olarak, yaşanan çevre katliamına ve hukuksuzluklara karşı kayıtsız kalmayarak, çocuklarımıza miras olarak bırakacağımız “ Dağlarından yağ, ovalarından bal akan“, kuş cıvıltılarıyla dolu, sokaklarında portakal çiçeklerinin koktuğu, yemyeşil, yaşanabilir bir Aydın için, yasal sınırlar içerisinde her türlü mücadeleyi başlatacağız.

     Geleceğimiz için, gelecek nesiller için, Sevgiyle, Gönül Gözüyle, El ele, Hep beraber, Bilim ve Aklın Öncülüğünde, Işığında enerji ihtiyacı ve önemini bilerek, yaşanabilir, huzurlu, Aydın bir kent yaratalım.

      YAŞAM EN BÜYÜK ARMAĞANDIR.

      SEVGİ TOHUMLARI EKELİM.

      ÖNLENEBİLİR HASTALIKLARDAN HİÇBİR CANLI ÖLMESİN; SEVDİKLERİMİZ YAŞASIN.

      İNCİRİMİZ, ZEYTİNİMİZ, KESTANEMİZ BİZİMDİR, AYDIN’ IMIZINDIR; KORUYALIM.

      Saygılarımızla kamuoyuna duyurulur.